Pilonidal Sinüs(Kıl Dönmesi)

 Pilonidal sinus hastalığının kuyruk sokumu bölgesine düşen kılların sürtünme ile cildi geçerek daha derin dokulara girmesi ve burada vücut tarafından yabancı cisim olarak algılanması ve kılların vücut dışına atılması için iltihabi reaksiyon oluşması ile ortaya çıktığı kabul edilmektedir. Bazı yazarlarca kilolu genç insanlarda daha sık gözlendiği iddiası da vardır.

Hastalığın belirti ve bulguları: Genellikle kuyruk sokumu bölgesinde ağrılı kızarıklık ve şişliğin ortaya çıktığı bir abse dönemi vardır. Absenin kendiliğinden yada cerrahi olarak boşaltılması sonrası burada zaman zaman iltihabi, yada kanla karışık cerahatli bir akıntı meydana gelmektedir. Yani hastalık birbirini takip eden akut (abseli) ve kronik (akıntılı) dönemleri içerir.

Tanı: Hastanın şikayeti ve muayene ile tanı konur.

Tedavi: Tedavisi genellikle ameliyatladır.Abseli dönemde absenin boşaltılması ve nihai ameliyatın en az bir hafta sonraya ertelenmesi gerekir. Ameliyat dışı bazı yöntemler denenmişse de yeterli başarı oranlarına ulaşılamamıştır. Ameliyat sonrası hastalıktan kurtulmada ameliyat yöntemi kadar hastanın hijyenine dikkat etmesi (bölgenin kıllardan temizlenmesi, günlük duşlarla bölgeye sırttan düşen kılların uzaklaştırılması) ve hekimin erken ameliyat sonrası dönemde hasta takibini titizlikle yapmasının da etkili olduğunu deneyimlerimiz göstermiştir. Ameliyat yöntemleri çok ve çeşitlidir. Tam başarılı sonuç elde edilebilen tek bir ameliyat yöntemi henüz yoktur. Ameliyat yöntemleri açık ve kapalı ameliyatlar diye iki başlık altında tarif edilir.

Açık ameliyatlar: Hastalıklı bölgenin cerrahi olarak çıkarılması ve yaranın açık bırakılması şeklindedir. Yaklaşık 3 aylık bir iyileşme dönemi vardır. Günlük pansmanlar uygulanır. Tedavi başarısızlığı ortalama %3-4 civarında kabul edilir.

Kapalı ameliyatlar: Hastalıklı dokunun cerrahi olarak çıkarılması sonrası anatomik yapıların tabakavari direkt kapatılması,  yada hastalıklı dokunun çıkarılması ile oluşan boşluğa çevre dokuların kaydırılması ile kuyruk sokumundaki çukuru düzleştirmeyi ve kılların buraya dökülmesini önlemeyi amaçlayan flap kapama şeklinde uygulanan ameliyat yöntemleri vardır. Flap kapama yöntemlerinin basitten karmaşığa pek çok çesidi tıbbii literatürde tanımlanmıştır. Bizimde 2009 yılında Amerika'da yayınlanmış kendimize ait bir flap kapama yöntemimiz mevcuttur. Basit kapamada %1-8 arası, flap yöntemlerinde ise ortalama %2 civarında başarısızlık bildirilmiştir. Bizim tarif ettiğimiz yöntemin başarısızlığı %1 in altındadır.

Hastalığın yaygılığına uygun bir ameliyat yöntemini seçmek cerrahın tercihi olmalıdır. Bu nedenle cerrahın mevcut ve yeni önerilen ameliyat metodlarını bilmesi ve hastaya uygun olanını seçmesi ve bunu hastaya iyi anlatması gereklidir.