Kan Tetkikleri ve Tümör Markerleri

1)Kan Tetkikleri
 
Otomatik cihazlarla yapılan kan sayımı incelemeleri bize kan ile ilgili birçok bilgi sunar. Kan sayımı ayrıca birçok kan hastalığının ilk belirtilerini ortaya koyması açısından önemlidir. Her kadının hamile kalmadan önce mutlaka yaptırması gereken bir incelemedir.

Hemoglobin:

100 cc kanda ne kadar demir taşıyıcısı hemoglobin molekülü olduğunu gösterir. Hemoglobin miktarının 11 gramın altında olması kansızlık belirtisidir ve tedavi gerektirir. Hamilelik öncesi hemoglobin değerinin en az 12 gram olması gerekir.

Hematokrit:

Kanın iki kısmı vardır. Katı kısmı yani kan hücreleri ve sıvı kısmı yani serum. Hematokrit 100 cc kanın ne kadarının hücre olduğunu gösterir. Kadınlarda bu değer en az %38 olmalıdır. Hamilelik öncesi %35′in altında olmamalıdır. Özellikle sık ve çok adet gören bayanlarda demir eksikliği anemisine bağlı olarak hem hemoglobin, hem de hematokrit düşük çıkacaktır. Gerekli tedaviyi görmeden hamileliğe başlanmamalıdır.

Lökosit Sayımı:

Beyazküre yada akyuvar olarak bilinen hücrelerin sayımıdır. On binin üzerinde çıkması mikrobik bir hastalığın belirtisi olabilir. Bazı gizli ve uzun süreli mikrobik hastalıklarda ise dört binin altına düşer. Ancak hamilelikte lökosit sayısının 15 binleri bulması normal kabul edilir. Bu nedenle sadece lökosit sayısına bakarak teşhise itmek hamilelikte yanıltıcı olabilir ve gereksiz tedavilere yol açar.

Trombosit sayımı:

Kanın pıhtılaşmasını sağlayan minik plak şeklindeki hücrelerdir. Eksikliği halinde kan geç pıhtılaşır. Bu durumda periferik yayma denilen kan hücrelerinin mikroskop altında incelenmesi ile kanama ve pıhtılaşma zamanı gibi incelemelerin yapılması zorunludur. Aksi halde hamilelikte kanama ile ilgili ciddi sorunlarla karşılaşılır.

MCV

Kırmızı kan hücrelerinin çapını yani büyüklüğünü gösterir. Bu değerin normalden küçük olması demir eksikliğine bağlı kansızlığın belirtisidir. Normalden büyük hücreler ise B12 vitamini ve folik asit eksikliğinin habercisidir. Bu iki vitamin eksikliği de kansızlık yapar.

MCV’nin esas önemi Talasemi taşıyıcılığının ilk habercisi olmasıdır. Akdeniz ülkelerinde sık görülen bu kan hastalığı hem anne hem de baba taşıyıcı olursa bebekte ortaya çıkabilir. Talasemi taşıyıcılarında MCV değeri oldukça düşüktür. Demir eksikliği düzeltildiği halde MCV değeri küçük ise daha ileri incelemeler yapılması gerekir. Ancak bundan önce baba’nın kan sayımının yapılması daha uygun olur. Eğer baba da taşıyıcı değilse, ana taşıyıcı olsa bile bebek risk altında değildir. En kötü olasılık Can’a da taşıyıcılığın geçmesidir. Hemoglobin elektroforezi dediğimiz bir incelemeyi bebeğin taşıyıcı olma olasılığını bilmek isteyen Ana’lar yaptırabilir.

2)Tümör Markerları

Tümör markerları tümör hücreleri tarafından yapılıp salınan değişik maddelerden oluşur. Bazen bu markerlar tümörün kendisi tarafından değil ancak tümöre bir cevap olarak diğer dokular tarafından da salgılanıyor olabilir. Tümör markerları; kanda, idrarda, tümör dokularında ve diğer dokularda saptanabilir. Değişik tümörlerde değişik tipte tümör markerları tespit edilebilir. Her hangi bir tümör markeri birden fazla kanser tipinde değişik oranlarda yüksek bulunabilir. Tümör belirteçleri kanserli kişilerde her zaman yükselmeyebilir. Özellikle erken dönemlerde yükselmezler. Ve yine bazı tümör belirteçleri kanser dışındaki hastalıklarda da yükselebilmektedir. Tüm bunlar şu anlama geliyor: Tümör belirteçleri kanser teşhisi için hassas veya özgül değillerdir.  Tümör markerları tek başına bir kanser tanısı koymak için genellikle yeterli değildir. Bunların yanına ek testler yapmak gerekebilir. Bu bazen bir biyopsi olabilir.

Belli başlı sık kullanılan bazı tümör markerları şunlardır: CEA, AFP, PSA, CA 19-9, CA 125, CA 72-4, CA 15-3 gibi.